7 Mart 2017 Salı

Ruhlar yalnızlığı sever

Kafamda ki saçlar bile ağır gelirken bazen ,birilerini poh pohlamak çok büyük eziyet  veriyor ruhuma. Hani bazen   herkesten kaçarsın da bir adım bile uzaklaşamaz sın ya işte öyle bir şey.  Canını yakanları sevdiğini sanarsın ya aslında sevdiğin için yanar canın aynı şeyi sevmediğin biri yapsa umursamazsın bile. Unutmak istersin bir türlü unutamazsın en olmadık anda gelir aklına . Alır başını gidersin uzaklara herşey ve herkes seninle gelir . Kendini değiştirmediğin sürece kötüler hep seni bulur.  Güven çemberini açtıkça sen  herkes içine atlar , dost ,arkadaş öyle kolay olunmaz kolayda kaybedilmez. Ne hali varsa görsün . Hep ben aradım sordum diyen zaten dost,arkadaş olmaz. Neden yazıyorum bunları kırgın mıyım ?yooo
Mutsuzmuyum ?yoo
 Ben sadece bu dünyada ki yerleşik bozuk düzene alışamıyorum. İnsanların seni sevmesi için ya çok zavallı olacaksın. Ezik olduğun için  acıyıp ah vah yapacaklar iki gün sonra arkandan konuşacaklar. Ya da çok güçlü olacaksın seviyor muş gibi yapıp arkandan konuşacaklar.  Gerçek dost ve arkadaşlar zaten her daim yanın da dim dik duracaklar. 

24 Şubat 2017 Cuma

Ninemden masallar


Bir varmış bir yok muş evvel zaman için de kalbur saman için de, çook  çook uzak ülkelerden birin de  yaşlı bir kadın ve oğlu yaşarmış... yaşlı kadın her gün oğluna evlenmesi için ısrar edermiş. Oğlan  artık annesinin ısrarlarından bıkıp tamam anne  bana bir kız bul da evleneyim demiş... Anne köy ,kasaba demeden  evinde  evlenecek çağa gelmiş kızı olan her aileye misafir olmuş... Ama kimseler kızını vermek istememiş, çünkü çok fakirmişler sadece bir tarlaları ve bir çift öküzleri varmış. Anne tam vazgeçecekken  bir komşuları karşı köyde bir kız var ama çok tembel  hiç bir iş yapmaz  isterseniz onu size verirler  demiş. Anne hemen oğlunu da yanına alıp, gidip kızı oğullarına istemiş . Kızın ailesi kızı veririz ama bizim kızımız hiç bir iş bilmez wc bile gitmez  ona lazımlık getiririz , biz her şeyi ayağına
getiririz,yemeğini ağzına besleriz ,kucağımızda yatağına götürürüz demişler. Anne bunu duyunca kızı gelin mi alacağım yoksa  ben ona bakıcı mı olacağım deyip vazgeçmiş. Ancak oğlan kızı ,kızda oğlanı beğenmiş annesini ikna etmiş ve düğün yapmışlar.  Oğlan annesine anneciğim bir ay boyunca hanımıma lazımlık getir ama  wc nin yerini her gün hatırlat. Her gün ağzına besle ama yemekleri yanında  yap suyu nereden aldığını anlat. Yaşlı annecik  kendim istedim  evlenmesini  ah ah kendime yatdımcı alacağımı sanarken hizmetçi oldum diye söylene söylene razı olmuş. Her gün oğlunun dediklerini yapmış .  Bir ay dolunca annesine hemen evden  bir akrabaya  git ve bir süre gelme demiş anne biraz dinlenirim bari deyip kız kardeşine gitmiş giderken de oğlunun tembihi üzerine evdeki tüm yemekleri ,ekmekleri almış. Sabah olunca oğlan  tarlaya gitmiş   evde tek başına kalan gelin   öğleye doğru acıkmış ,susamış tuvaleti gelmiş yinede kalkmamış eşini beklemiş  .  Eşi eve gelip onu beslemiş tuvaletini yaptırmış  yatağına yatırmış . Ertesi gün eşi  tarlaya gitmiş ama akşam olmuş gelmemiş gelinin tuvaleti o kadar çok gelmiş ki hemen oraya yapmış. Bakmış gelen giden yok altı ıslanmış karnı acıkmış hemen kalkmış evde biraz un bulmuş  annesinin nasıl yaptığını aklına getirmiş biraz ekmek yapmış bakmış ki 8dun yok hemen  dışarı çıkıp odun toplamış. Üstü ıslak olunca üşümüş  banyo yapıp temiz kıtafetler giymiş  . Evde olan lahanalardan yemek yapmış . Oğlan meğerse annesini almış   evin karşısındaki kulubeye saklanmış gelinin  sobayı yaktığını  bacadan duman çıkınca anlayıp hemen eve gelmişler. Gelin onları görünce çok şaşırmış . Annede gelinin iş yaptığını görünce çok şaşırmış meğerse oğlan her şeyi planlamış   yap dese yapmayacak oda  böyle bir yol bulmuş . İnsan mecbur kalınca her şeyi başarabileceğini anlamış gelin de. O günden sonra kimseye yük olmamış . Mutlu mesut yaşamışlar. Bir de çocukları olmuş ... burada da masal bitmiş...

 Not: orjinaline sadık kaldım ...😄

23 Ocak 2017 Pazartesi

Piperku

Masal...


Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde kalbur saman içinde , ninem dedemin beşiğini tıngır mıngır sallarken dedem düştü beşikten ninem kaçtı eşikten , dedem kaptı küreği döndürdü nineme binbir köşeyi derken çoook eski zamanların birinde , Ülkenin birinde yaşlı bir nineyle bir dede yaşarmış ninenin adı Babu Dedenin adıda dadu'ymuş...


Babu ve Dadu çok mutluymuşlar birbirlerini çok sever, sayar arada  tartışsalarda hemen barışırlarmış, çünkü başka kimseleri yokmuş  iki inek ,iki öküz bir kaç tavuktan başka...
 Dadu bir gün pencerenin önüne oturmuş derin derin düşünmeye başlamış Babu gelmiş , neyin var senin   demiş Dadu  baksana  yaşlanıyoruz hiç kimsemizde yok  yarın bir gün elimiz ayağımız tutmayınca bize kim bakacak demiş , ikiside ağlamaya başlamış...
 O sırada yoldan gecen  biri seslerini duymuş ve gelip neden ağladıklarını sormuş , onlarda anlatmış  ben size bir  susak vereceğim o susağın içine ikinizde kırk gün boyunca  dua edip üfleyeceksiniz kırk birinci gün susağı açacaksınız...



 Tamam demişler ve dediği gibi uygulamaya çalışmışlar  kırk gün sonra susağı bir açsınlar ki ne görsünler bir sürü parmak çocuk evin dört bir köşesine koşturuyor,  Babuyla Dadu eyvah! bu çocuklar bizi yer bitirir deyip hemen biri süpürgeyi kapmış biri küreği kovaya doldurup hepsini koşa koşa dereye götürüp dökmüşler..
 eve gelince eyvah! biz ne yaptık neden hepsini attık birini bıraksaydık bari  şimdi kim bakacak bizi diye yine ağlamaya başlamışlar..
 Süpürgenin arasından bir tane parmak çocuk  ağlamayın ben buradayım demiş... Babu ve Dadu çok sevinmişler, bu erkek bir parmak çocukmuş , isminide piperku koymuşlar günler geçmiş aylar geçmiş bir birlerine iyice alışmışlar...
 Dadu bir gün öküzleri alıp tarlaya gitmiş Babuda evde börek yapmış öğlen vakti gelince Babu , piperkuya demiş ki
- Hadi oğlum kalk  ta babana börek pişirdim onu götür..
 Tamam demiş Piperku  almış annesinin hazırladığı çıkıyı, türkü söyle söyleye gitmiş tarlanın başına gelince durmuş.
Babasına seslenmiş 
Babaaa nereden geleyim
kenardan oğlum kenardan
Çıkıyı açıp tepside ki böreğin kenarını yemiş
tekrar seslenmiş baba nereden geleyim 
ortasından oğlum ortasından
 piperku böreğin ortasından yemiş
tekrar seslenmiş babasına babaa nereden geleyim 
bittisinden gel oğlum bittisinden 
piperku böreği bitirip babasının yanına gitmiş
babası merakla oğlum nerede benim böreğim demiş?
 Babacığım kenarından gel dedin kenarını yedim ortasından gel dedin ortasını yedim bittisinden gel dedin bitirdim...
 Dadu yinede kızmamış şevkatle piperkunun başını okşayıp sen şu öküzlerin başında durda ben gidip evde yiyeyim demiş.


 Piperku uslu durur mu hiç zaten parmak kadar hemen öküzlerden birinin kulağının kenarına girip yatmış öküzler tarlayı kendi başlarına sürüyormuş, ormanın içinden iki hırsız  geçerken öküzleri sahipsiz sanıp bir birlerini dürtmüş iki arkadaş..
 Hemen öküzlerin yanına gidip öküzleri çalmışlar, piperku her şeyden habersiz uyuyormuş öküzün kulağında..
 Öküzler önde hırsızlar arkada ilerlemişler ormanın derinliklerine doğru  derken birden yağmur başlamış o ara seslere uyanan Piperku hırsızları görünce korkudan bağırıp imdat istemeye başlamış bunu duyan hırsızlar öküzleri perili sanıp oracıkta bırakıp kaçmışlar nerede olduğunu bilmeyen Piperku öküzün kulağından çıkmış o ara yağmur başlayınca bir labada yaprağının altına girmiş , öküzde görmeden labada yaprağıyla birlikte onu yutuvermiş...
 Öküzler  hava kararmaya başlayınca  evin yolunu hatırladıklarından yavaş yavaş eve gitmişler...

 Babu ve Dadu şaşkın Piperkuyu her yerde aramış ama bulamamış üzülmüşler yarın tekrar ararız deyip yatmışlar.
 Sabah olunca Babu   inekleri sağmaya gitmiş  Babuyu sesinden tanıyan Piperku başlamış dalga geçmeye nasılsa öküzün içinde onu görmüyor...
 Babunun donu yırtılmış 
babunun donu yırtılmışş  kıkır kıkırda gülüyormuş   bu sesi duyan Babu çok korkmuş hemen Daduyu çağırmış   Piperku yine  söyleniyormuş Dadunun donu yırtılmışş , hemen öküzü alıp  kurtların olduğu bir bölgeye götürüp bırakıp evlerine dönmüşler...
 Çok uzun süre geçmeden kurtlar öküzü yemiş tabi karnındaki Piperkuyu da yutmuş
 Kurt ne zaman bir ağıla gitse kurtun karnından piperku başlıyormuş çoban yetiş diye haykırmaya bütün köylü bir olup kurta bir güzel sopa çekiyormuş neredeyse canından olacak.. 


Bir iki derken kurt canından bezmiş masal bu ya  bilge bir kurt varmış ona gitmiş derdini anlatmış , bilge kurt demiş ki sen deniz kenarına git ye kumu iç suyu ye kumu iç suyu sonra bir tepeye çık oradan kendini aşağı yuvarla ,kurt çaresiz başına geleceklerden habersiz yemiş kumu içmiş suyu ,yemiş kumu içmiş suyu gitmiş yüksek bir tepeden  salmış kendini  yuvarlanırken boooooom diye patlamış , Piperkuda içinden çıkmış kurtulmuş burada da masal bitmiş::)))....
Not : bu masal yüzünden lakabım piperku kaldı:)  büyük küçük herkese anlatırım herkes çok sever , ya siz?

22 Ocak 2017 Pazar

Güzel pazarlar

Günaydın can dostlarım. Yeni evime taşınınca burayı ihmal ettiğim doğrudur. Arayan soran ,yorum atan tüm dostlara selam olsun. İşte geldim buradayım. Eski evimden ve manyak komşulardan kurtulunca bir rahatlık çöktü sanırım. Yeni evim  biraz uğraştırdı beni. Eski ev 33 metre kare olunca yeni ev normal bir ev olunca yeni eşyalar almam gerekti bakın bakalım yeni cicilerimi beğenecekmisiniz.