Ana içeriğe atla

Aa şey değil mi bu?





Beynim o kadar dolu o kadar karışık ki bu aralar

gülmekle, ağlamak


 susmakla, konuşmak arasında çelişkiler yaşıyorum.

Kendimi sorguluyorum durmadan.

Galipmiyim şimdi yoksa mağlupmu  ?

Geçmişim nerede niye harcandı yada harcandımı ?

Ya gelecek bir geleceğim varmı?

 o anı yaşıyorumda geleceğe geldiğimden   bihabermiyim!



Bir çok şeyi kaybederken

  Onların kayıp olmasının benim için  hayırlı olduğunu

kabullenemiyormuyum?

Anlamıyorum ki elimde olanlarla daha mutluyken,

Kendimi boşluğa kurulmuş salıncakta

 Sallanıyor gibi hissetmemin sebebi ne?

Çabalamadan bir şey elde edilmeyeceğini bilen biriyim.

 Hayattan istediklerimi zorda olsa elde ettim.

 Peki bunun için mutlumuyum?

yoksa ben nankörmüyüm?


Başladığım yerden mi bitirdim yoksa bitirdiğim yerdenmi başladım?

İşte böyle sabahladım dedim ya bu gün karışık çorba tadındayım...

Yorumlar

Yorum Gönderme

Bu blogdaki popüler yayınlar

Zona ve Ben...

 Küstüm!  Bu kuğu nerelerde diye  Hiç merak ta etmiyorsunuz?  Ölsem yedim çıkmış olacak.  Bir tek Benbir sormuş Allah razı olsun.    H asta oldum   o kadar  çok yemek Bloğu yapan arkadaşım var ancak bir tas çorba yapanım yok! Al kuğu bu çorbayı içte iyileş diyenim yok! Üç haftadır zona ile mücadele ediyorum daha önce bu hastalığa yakalanan blogcu arkadaşım A hesteydi-beste ile    hasta olduğu dönemlerde  konuşmuştuk hasta olduğu dönemlerde... ''Çok ağrılarım var acı çekiyorum'' demişti ve bende ona ''seni anlıyorum'' demiştim aynı acıyı yaşamadan anlayamıyormuş insan. yatağa hapseden ailevi ilişkilerden çevreden ve işten koparan bir hastalıkmış.  Son zamanlarda  istediğim bir kaç gün tatildi. Çok yorgundum yorgunluk stres sayesinde bir anlık boşluğumdan beni yakalayan bu hastalık.  Üç hafta  önce, sadece bir dakikada çıktı ve ilk olarak minnacık bir kaç sivilce gibi boynuma yerleşti sıcaktan olduğunu düşünüp ağrılara kulak asmadım.

Bir iki kelam

Terkedilmişlerin rıhtımı olmak zordur, terkederler bir gün tıpkı  bir zamanlar  birilerinin ona yaşattığı  gibi... Yalnızlığı bitirdiğinde  onun derdini saatlerce dinleyen rüzgarı, her içini çektiğinde kabarıp  yükselip hızlı hızlı iskeleye Vuran denizi hele martıları  paylaştığı simidini her şeyi unutur bir tek  sarı saçlı bukleli kızı asla unutmaz... 

?

Gözlerinde umut,  dilinde unut kelimesi söyle şimdi ben ne yapayım?