Ana içeriğe atla

Sevil'in güncesi # 27 #





Komşularım pek bir yardım sever çoğu evin mutfağını benden iyi biliyor ,bu günlerde en yakın yardımcım; Necatiye teyze, meğerse annemin en yakın arkadaşıymış ta benim haberim yokmuş.


 Annemi anlatıyor, mutfakta fasulyeleri kırarken , annem benim mürüvveti mi görmeyi çok istermiş 
''benim kızım saf , onu her yürek taşıyamaz'' dermiş!
 Ah anneciğim...


Şener ve ben  hayatımın en güzel günlerini yaşıyoruz yada o bana yaşatıyor, yemekler ,gezmeler, piknikler hep komik anılarımız oluyor...


 Geçen sabah pikniğe gittik tutturdu ''senin sözün vardı sırtında taşıyacaksın diye ''


ya ben nasıl taşıyayım aramızda nereden baksan on beş santim boy farkı var birde  yirmi kilo dev gibi ya da ben cüce.


Dün halam geldi  bu hafta sonu Şule'ciğimin düğünü vardı da, harikaaa bir düğündü  beyazlar içinde, gelinlik bir insanı bu kadar mı değiştirir?


 O kadar güzel di ki ve Şule'm gitti İstanbul lara kaldım mı tek başıma!


 Biz düğünde Şener'le dans ettik bana
 '' seni hayal ettim beyazlar içinde'' dedi
''unutma kefende beyazdır'' dedim  


Alnıma dokundu 
 ''ya sen ne safsın,anlamamazlığa gelme,gelinim ol''


 ''olur ,olur dur hemen Şule ye söyliyeyim de gelinliğini bana versin ''
Düğün biterken vedalaşma sahnesi çok  ağır dı  annesi ve ablaları hep ağladı babası ve bende tabiki...


 Eve geldiğimizde  aklımda ,Şule  bir yandan da Şener'in sözleri yüzümde tuhaf bir hüzün ve gülümseme, halam farketmiş ki bana


''dönüp demiştim değilmi güzelim''
''neyi halacığım''
''bir gün sen de gülersin!''


Halama sarıldım  yanağından öptüm
'' gülmeliyim değilmi halacığım''
''evet canım gülmelisin,sen gülmeyi hak ediyorsun''
yatağıma giderken halen yüzümde  çizgi film kahramanlarının gülümsemesi vardı dişimde clink diye bir parlama....


 Sabah erkenden halam  evine döndü.


  Babam  tahta maket işini bir büyüttü ki  çok güzel şeyler yapıyor, Şener'in ailesi  ,ailemle tanışmak istiyormuş! babam bu konuda biraz tereddütlü ,yani birde yemeğe gelecekler ben ki yemek yapma özürlüsü.


Hafta sonu yemeğe davet ettik, Şener ve annesini, beni görmeniz lazım mutfakta...


  Off  tarif defterleri, bilgisayar karşımda bir yandan da necatiye teyzeyi çağırdım yarar mı! zarar mı! anlamadım durmadan karışıyor,
'' aa kızım ama sende  hiç bir şey bilmiyorsun , aa kızım o öyle olmaz, aa kızım''


 Ay içime fenalık geldi  bereket  kızı gelmiş hafta sonu ziyareti için,  gitti yoksa ben kafama bir huni takacaktım. 


Tavukları  salçayla buladım birazda patates koydum  fırına attım  biraz yandılar belli olmasın diye üstüne tekrar domatesle sos yaptım. 


Yanınada çorba ,salata  daha ne yapayım birde kremalı pasta yaptım, tatlımı yapsaydım acaba, ama ben tatlı bilmem ki!


 Babam  halimi gördükçe gülüyor, mutfağın hali içler acısı daha evin tozu alınacak , Nurdan abla o kadar da geleyim dedi keşke gel deseydim olmaz dedim of keçi inadıma...


 Gece olduğunda Şener ve annesi Nalan hanım geldi,  Hoş beş sonrası  yemeğe geçtik, Nalan hanım
 ''oo mis gibi kokular geliyor''
 ben içimden'' yanığın kokusuda ne zamandır hoş olduysa'' diyorum
 kıs kıs  gülüyor içimdeki Sevil birazdan yemeği yerken yüzlerini göreceğim..


 Yemek yerken Babam durmadan Şener'i sorguluyor ne iş yaptığını ne kadar aldığını falan, Nalan hanım gün görmüş kadın sessiz duruyor, oğluna sorulan soruları oğlunun cevaplamasını bekliyor ve başıyla onaylıyor.


 Şener'in çorbası bitipte  yanık  tavuk için tabak uzattı tabağına yemeği koyarken  Şener' e döndüm çok yeme Şener sonra babam yediğin tabağa tükürme der!


  Yemek masasında birden buz gibi bir hava esti,babam ne demek istediğimi anlamış bir şekilde gözlerime baktı, Şener hiç oralı olmamış tavrıyla yemeği önüne aldığı anda içine tükürüverdi ben babamın yanında gayri ihtiyari ohaa deyiverdim bu da ne şimdi?


Nimet bu çarpılacaksın!


'' Sorun değil bu yemek benim se tükürsemde yerim tükürük te benim  arkasında durmayı biliriz evelALLAH.''


 Babamın yüzüne
baktığımda  kızgınlık yerine  kocaman bir tebessüm  vardı başını öne doğru eğdi aferim der gibi ben o anda anladım  ne demek istemişti aylar önce babam ...


Yemek yediğim kaşığı pat diye alnıma vurdum tabi üstüm başım, alnım  salça , havayı değiştirmek isteyen Nalan hanım ''yemek çok güzel olmuş adı ne bu yemeğin kızım''
 Ben '' yemeğin adı salçalı sevil beğendi.''


 Masada kahkahalar koptu hepimiz gülüşmeye başladık ben  şimdi anlamıştım babamın o zamanlar Nahit'e bu sözü  derken ne demek istediğini . bu gece hayatımın dönüm noktası gibi bir geceydi yemek çok muhteşem değildi ama  öğrendiklerim süper di... 
                                          N.K


Yorumlar

  1. HADİ HAYIRLISI,GÜZEL ŞEYLER OLACAK GALİBA:)İYİ GECELER:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tünaydın:))
      bakalım güzel şeyler olacak galiba):
      sevgilerimle.

      Sil
  2. Şenerle böyle taptatlı bişey yaşayacağını hissetmiştim :)
    Siyah kuğu sanki sen beni tanıyosun :p :) bazı şeyler o kadar benziyorki çok değişik hissediyorum tüylerim ürperiyor :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tanıyorum tabi seni:)
      insan ,insana benzer canım:))

      Sil
  3. -gül!
    gülünce; herkes güzeldir zaten..
    baktı gözlerimin içine,
    güldü.
    çokta güzelmiş...

    Gülmek iyidir, salçalı sevil beğendiden şüpheliyim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Salçalı Sevil beğendiden bende şüpheliyim:)))

      Sil
  4. sanirim testi gecti sener :)

    ayrica üzülme seni beni beyenmez ev hanimi olursun sevilim
    özlemisim seni hemde yazarimi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazarın da seni özledi,
      bende hiç istemiyorum uzun aralar vereyim
      ama malum işte canım...

      Sil
  5. Merhabalar,

    Öğrenmek gibisi yoktur. Öğrenmek için gecemi gündüzüme katarım. Bildiğimizden fazla bilmediğimiz, öğrendiğimizden fazla öğrenemediklerimiz vardır.

    Gerçek yaşam kesitlerinden oluştukları için günceleri takip etmek gerekir. Çünkü günceler öğreticidir. Paylaştığınız için kaleminize ve yüreğinize teşekkürlerimi sunarım.

    Selam ve dualarımla birlikte Cenab-ı Hakk'a emanet olun efendim, saygılarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tabiki her ne kadar öykü,roman denemesi olsa da
      gerçeklik payı çok yüksek ve içinde gerçek yaşama dayanan bir öykü kahramanı var.
      bilmukabele saygılar efendim.

      Sil
  6. Yazmaya ve okumaya devam:) Kalemine sağlık "siyahkuğu"....

    YanıtlaSil
  7. Kaçırdığım kısımları yavaş yavaş okumaya çalışıyorum Kuğum. Merakla bekliyorum inan, hatta kardeşimde okuyor artık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaşasın): kardeş madem okuyor ona diyeceklerim var:))

      geçmiş olsun ve bizi çok korkuttun:)

      Sil
  8. Bu hikaye hem tebessum ettirdi hemde duygulandirdi :) ..
    Sevil hep mutlu olsun onun gibiler mutlu olsun insallah ..
    Nahite ise ooh olsun ! Hakan ise ona hic deyinmiyorum bile ..
    Senerin alnina dokunup gelinim ol demesi biraz tanik gelsede :p beni heycanlandirdi.. Hele o tabaga tukurup sevdasinin arkasinda durmasi yok mu ona bittim :)
    Haftaya cuma kismetse yolcuyum insallah ona kadar guzel guzel gelismelere sahit olurum :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bilmemki bu hafta yoğunlaşırım yazıya fakat bitermi bilemem:)
      Hadi gel artık buraya:))

      Sil
  9. Sevdim ama ben bu Şener'i :)

    YanıtlaSil
  10. Kurgu her adımda daha olgunlaşıyor .Şaşırtıyor,sevdiriyor kendini.
    Daha dün doğmuş bebek için :))) şaşılası:)
    Devammmm lütfen,72 kısım,tekmili birden derler eskiler,benden daha eskiler.
    Merakla okuyorum bekliyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :)) evet beraber büyüttük onu değilmi? :))
      sevindimm her zaman beklerim güzel yorumlarını,
      sevgilerimle...

      Sil
  11. Heyecanla takip ediyorum :)
    Tabi yüzümde kocaman bir gülümsemeyle.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :)) Hep hüzün olmazki :) arada gülümse sana çok yakışıyordur eminim:)

      Sil
  12. Aa bu Şener deli mi ne? Tabağa tükürülür mü!?Ayyyy ben sevmedim kızım bu Şener'i uyuz oldum hatta...sakın evlenmesin Sevil bununla........

    YanıtlaSil
  13. BAZI İNSANLAR PRATİK ZEKA OLAMIYORLAR NE YAZIK. BİR YANLIŞ ANLAMAYA KURBAN GİTTİ DESENE NAHİT.

    ŞENER ZEKİ SÖZÜNÜN ARKASINDA DURAN. İNŞALLAH DEĞİŞTİRMESİN ONU YILLAR, BİR GÜNEŞ GİBİ DOĞSUN YAŞANTINA O ELLERİ İYİ TUT SEV SEVEBİLDİĞİN KADAR...

    YanıtlaSil
  14. Şener güzel cevap vermiş.Yemekde epey eğlenceli geçmiş.Bakalım neler olacak gerçekten.Bu aralar işlerim yoğun olduğundan pek bakamıyorum ama merak etmediğimden değil ha:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevil'in acelesi yok burada nasılsa ,
      sırayla okuman güzel hikayeyi gerçekten okuyanlardansınız :)))

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İç döküntüleri

 Aslında anlatacak çok şeyim var  ancak   en üzüntülü anlarımda susmak adet olmuş bende, dün işten gelirken bahçeden içeri girdim   benim alt katta  bir erkek öksürüğü başladı , alt katta ki   sapık hapisten çıkmış aklım almıyor nasıl olabilir? Aklınca bana kendini belli ediyor öksürerek  ...  Benim kapıma kağıt yapıştırmış hanıma  yirmi bana yirmi lira borcun var duvarın üzerine bırak diye , çıldırıyorum sandım kağıdı parçalayıp   fırlattım kapısına.  Avaz avaz bağırayım kavga edeyim istiyor ne borcu diyeyim?  Hırsızlıkla , insanların duygularıyla oynayıp istismar ederek geçinen  insanlardan ne gibi bir borç alabilirim ki bayramda  el öpme paralarını da ver  yazmış ... Ah  Müzeyyen ahh !  tek suçlu ev sahibim benim üstüme yıktı olayı evi başkalarına kiraya verdi bile  birde onlarla birlik olup polis olduğunu  söyleyen adamı bile dolandırdılar bayramda  kirayı ödeyemedim e...

Şşş! Kızlar bağırmaz

 Şşşş Kızlar bağırmaz  Eğer anne ve ya anne adayı  iseniz mutlaka izlemeniz gereken bir  film... Bu filmin bir karesine  instagramda  rastladığımda izlemeye karar verdim  Ramazanda  gece birde işten gelince  sahura kadar  uyumayayım diye  açtım filmi.   Film o kadar etkileyici ve sürükleyiciydi ki     film bittiğinde  sabah ezanına sadece beş dakika kalmış...  Sadece su içebildim filmin üzerine  yemek falan yiyemezdim zaten rüyamda da  Şirini gördüm  günlerce içimden çıkmadı  . Filmin beni bu kadar çok etkilemesinin sebebi ise çok gerçekçi olması  ... Oyuncular:Babak Hamidian, Merila Zare'i, Tannaz Tabatabayi  Tür:İran SinemasıYapım  Yılı:2010 Orjinal İsim:Hiss Dokhtarha Faryad Nemizanand  Puanı 8.2 Bir okuyucunun yorumu Dünya meşgaleleri yüzünden çocukları ile ilgilenmeyen ebeveynler Şehvetleri  ve sapkın...

Zona ve Ben...

 Küstüm!  Bu kuğu nerelerde diye  Hiç merak ta etmiyorsunuz?  Ölsem yedim çıkmış olacak.  Bir tek Benbir sormuş Allah razı olsun.    H asta oldum   o kadar  çok yemek Bloğu yapan arkadaşım var ancak bir tas çorba yapanım yok! Al kuğu bu çorbayı içte iyileş diyenim yok! Üç haftadır zona ile mücadele ediyorum daha önce bu hastalığa yakalanan blogcu arkadaşım A hesteydi-beste ile    hasta olduğu dönemlerde  konuşmuştuk hasta olduğu dönemlerde... ''Çok ağrılarım var acı çekiyorum'' demişti ve bende ona ''seni anlıyorum'' demiştim aynı acıyı yaşamadan anlayamıyormuş insan. yatağa hapseden ailevi ilişkilerden çevreden ve işten koparan bir hastalıkmış.  Son zamanlarda  istediğim bir kaç gün tatildi. Çok yorgundum yorgunluk stres sayesinde bir anlık boşluğumdan beni yakalayan bu hastalık.  Üç hafta  önce, sadece bir dakikada çıktı ve ilk olarak minnacık bir kaç sivilce gibi boynuma yerleşti sıca...