Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Şişe içindeki gemiler etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Meğer...

Ben sensiz yaşayamam ölürüm demiştim ya ölmedim sevgilim yaşıyorum  yaşıyorum da nasıl  bilemezsin! şimdi felçliyim Gözlerim bakıyor görmüyor, ellerim  tutuyor hissetmiyor aklımdan seni çıkarmak istiyorum bir türlü anılar izin vermiyor tam unuttum derken bankta iki sevgili görüyorum  el ele hafiften utangaç ahh !! diyorum  o an düşüveriyorsun aklıma ya yağmura ne demeli önceden dahamı az yağardı şimdi her yağmur tanesi yüreğime kurşun gibi düşüyor   yaralıyor derinden  en olmadık zamanlarda ağlama nöbetlerine tutuluyorum beynim gözyaşlarıma engel  olamıyor meğer ben seni unutmak için sevmişim  göz yaşlarıma yenilerini eklemek için sevmişim ben seni her baharda yüreğimde fırtınalar kopar diye sevmişim ben seni anılarda kal  diye   sevmişim !!!

Bir demet hüzün

   yaz gününde  yüreğime çığ düşürdün ah be güzelim ayazında kendini de dondurdun henüz açmıştı goncamı soldurdun  farkındamıydın sen, beni yaşarken öldürdün... Ah sevgili ben seni değil Kendimi terk ediyorum Sanma ki içim sızlamaz Sanma ki gözlerim ağlamaz Ah! sevgili Geride kalmaktan daha zormuş gitmek arkanda bir parçanı bırakarak ıssız yollarda ilerlemek ne kadar çok sevdiğini bir daha söyleyememek ah! sevgili  ben seni değil kalbimi terk ediyorum canım yanıyor kesilmedi tenim kesilmedi bedenim acıyan yüreğim ah! sevgili ışığımdın görmez oldum  hiç gitmem sanardım  kalamaz oldum sığamazdım dünyana ah! sevgili anlamalısın beni olamazdık  boşlukları böyle dolduramazdık ah! sevgili sahte gülüşlerimi maske edip yüzüme arkamı dönüm gül yüzüne gidiyorurum ah! sevgili  bil ki seni çok seviyorum Ben sımsıkı sarıldıkça ellerine  sen  koydun beni el yerine... sakla yamalarını kalbim , sakla yaral...

Sonbahar hüzün

 Görünmez göz yaşlarım renksiz  duyulmaz çığlıklarım sessiz  kader vurur bazen haklı, bazen haksız.. aşktın ızdırap oldun sen neydin ne oldun nasıl severdin ne çabuk unuttun   yapraklar  saçlarımdı, rüzgar nefesin yağmurlarda gelirdim sana yağmurlarda sığınırdım yüreğine  Gittin... yüreğim sağnak yağmurlarda kaldı bitirdin mi? şimdi bu aşk hayallerde mi kaldı!!! nasıl unutursun yılları nasıl unutursun bu ölümsüz sandığım sevdayı sus gözyaşlarım akma yeter anlıyorum seni  yüreğim  ayrılık bu ölümden beter koymuşsa aklına tutamazsın koyulmuştur yola tutamasın  yalvarışların nafile  sevdiğin gitti gider uyan artık uyan! çok güzel bir rüyaydı buraya kadardı bu rüya burada bitti biter sus yüreğim aglama  bu acıda diner sus hıçkırma  elbet sızın geçer dayanamaz sensizliğe seviyorsa elbet geri döner sus yüreğim sus!!! döner dönmesine de bakalım bu yürek onu nasıl affeder!!!

Neden ?

Sizinle mutlu olabileceğini düşünen insanlar, siz hayır dediğinizde neden sizi mutsuz ed erler anlayamıyorum?

Kaybolurdum

O kadar uzak  O kadar yakındık ki  Bir kelime de buluşurduk seninle İki ayrı hece olarak  Kokun burnum da  O kadar tam  O kadar yarım  Gözlerinin derinliğinde kaybolurdum.

Mavi kelebeklerdik biz

  Beynimdeki dehlizlerde  kayboluyorum Siyah gölgelerde uçuşan  mavi kelebeklerdik Üstümüze yağan katrana aldırış etmezdik kaç geceye sığdırabilirim ki seni böyle severken kaç heceye sığdırabilirim Aklım ermiyor sensizliğe, sessizliğin bile kahrı çekiliyor sensizlik  ağır geliyor.

Özlemek çok zormuş

Çok zormuş , uzaktaki sevdiğinin  söyleyeceği kelimeyi bile bile   sormak ,nasılsın ? demek... Sana söylediği İyiyim kelimesine inanmayı istemek , inanmak zorunda kalmak ,üstelik iyi olmadığını bile bile... Çok zormuş  aynı anda defalarca karşılıklı bu yalanı söylemek.  Çok özlediğin halde  onunda burnunun direği sızlar diye  özlediğini söyleyememek , hıçkıra hıçkıra ağlarken o da  hissetmiş çesine  seni aradığında  ,titreyen sesini  anlamasın diye  saçma bir konu bulup kahkahalar atmak  çok zormuş.  Özlemek çok zormuş...  Gece zihnin  dua ile uyku arasında gidip gelirken  göz yaşlarının yastığını ıslatması çok zormuş ...  

Yağmur

yağmurlu bir gün çık karşıma   sımsıkı sarayım seni usulca dokun omzuma,  doya doya  koklayayım seni. yoldan sessizce geçen bir kedi , şahit olsun aşkımıza.   rüzgar usulca ,seni ne kadar  sevdiğimi fısıldasın kulağına, doya doya göreyim seni yağmur sel olup aksın yollardan ,  aktığı yerlerde izler bıraksın, sevdan nasıl aktıysa yüreğime ,  nasıl izler bıraktıysa derinlerde yağmurlu bir gün çık karşıma, saçların yapışsın alnına kirpiklerinden süzülsün  , gül yüzüne,  ıslandıkça kokun sinsin üstüme, sen  soğuktan titre,  ben aşkından... sımsıkı sarıl bana  hiç ayrılmayacak gibi öyle bir  bak ki gözlerime,  gözlerimi  kapadığımda  silüetin    gelsin karşıma yağmurun sesi karışsın kalp atışıma,  hangi daha  hızlı  hissetmeyeyim   öyle gül ki gözlerime   alıp götürsün beni buralardan ıssız  vadilere. yağmurlu bir ...

Bahar

Gül yeter, bahar olurum   Baktığın yerde  yeşil , beyaz olurum Sevildiğini bil, ben şiir olurum  Sev yeter ben her yerde  nefes olurum...

Uzan uzanabilirsen!!!

Küçükken ilaçları yüksek Raflara kaldırırlardı.     Büyüdük ...  şimdide mutluluğu yüksek raflara kaldırıyorlar...

" Tırnak işareti "

Hayat iki tırnak işaretinin içi kadardır. Önemli olan o boşluğu  ne kadar  doldurduğun değil, nasıl doldurduğundur...

Unutulmaz...

düşlerimde düşlerin gözlerimde gülüşlerin alnımdan öpüşlerin unutulmaz...

Eskici

Hayırlı akşamlar efendim , mektubuma başlarken küçüklerin gözlerinden büyüklerin ellerinden öperim , yoksa mektubu bitirirken mi öpülürdü  , çok zaman oldu mektup yazmayalı o yüzden unuttum ... Oysa eskiden ne çok mektup yazardım  , hatta bir mektup arkadaşım vardı yıllarca mektuplaşmıştık , sonra ne oldu  hatırlamıyorum büyüdük , adresimiz değişti , yada biz değiştik...   Hani deriz ya , yani illa demişizdir hayatımızın bir anında ,  ''şimdiki aklım olsaydı böyle yapardım keşke beş yıl önce bu aklım olsaydı!''   Merak ettim şimdi  siz hiç  dediniz mi ? Burada bir incelik var  aslında o akıl değil yaşanmışlık , tecrübe  ve yaşananlardan alınan derstir, tabii bu arada şimdiki aklımızı  yıllar önceki bedenimizi isteriz , bedenimizde bir elbise  yıllar geçtikçe eskiyor yenik düşüyor zamana...   Ne anlatacaktım ne anlattım misali oldu artık döndüm , her  gün yazma kararı aldım ,bazen abuk sabuk bazen ...

Onlar...

Onlar , bana yarın şu elbiseyi almazsan küserim diyemiyor... Onlar , yarın hangi yemeği yapsam da like alsam diyemiyor... Onlar , yeni model telefon çıkmış artık bunu istemem diyemiyor ...  işte aramızdaki tek benzerlik "diyememek" onca varlığın içinde biz bir şükürler  olsun diyemiyoruz affet bizi Allah'ım...  Hayırlı cumalar ...

SEN...

En güzel hediyem  Gözlerimin ışığı  Kalbimin tek aşığı... Ruhumdaki ince sızı Alnımdaki en güzel yazı Gecelerimin ayazı Gündüzlerimin telaşı... Yollarımın tozu  Aşk'ın bana oynadığı son kozu...

Hisset...

Ruhum sana  sağanak yağıyor...  her yer buram buram toprak kokusu...  hissediyor musun?

!!!

kalbim  mi ağrıyor ne! Doğaldır, bütün organlar gibi kalpte ağrır...  doğal olmayan  baş ,kol ağrıyınca aklıma doktor gelir...  kalbim ağrıyınca  sen...

Anne yaram kanıyor...

Patlıcanı tuza basınca acısı geçiyormuş...   yarama  o kadar çok  tuz bastım yinede "sen" diye  acıyor?

Hıı?

 Hiç hayal etmedim, kaloriferli bir evde oturup, kendime ait bir odayı, yada aşık olmayı , sırılsıklam sevmeyi, sevilmeyi... doğrusunu istersen etmedim değil, edemedim ...   İnsan  bildiği, gördüğü şeyi hayal eder, değilmi ama haksizmiyim! 

Mutlu yıllarr...

Hoşgeldin 2015. Hepinizi  seviyorum , sağlık, bereket ve huzurla nice güzel senelere , hep birlikte...