Ana içeriğe atla

" Tırnak işareti "




Hayat iki tırnak işaretinin içi kadardır.
Önemli olan o boşluğu  ne kadar  doldurduğun değil, nasıl doldurduğundur...



Yorumlar

  1. Ne kadar da doğru ve bir o kadar anlamlı! :)

    YanıtlaSil
  2. Ne kadar'da doldursan, nasil'da doldursan sonucta memnun olmadigin birsey nasilsa cikiyor. O yuzden gunu Gununde, doludolu yasa gitsin:))

    YanıtlaSil
  3. Aynen en güzeli sevdiğin güzel uğraşlarla vakit geçirmek o sayede dolu dolu geçirmiş oluyorsun günlerini ...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet , mesela ben dikişi hobi edindim her ne kadar dikemesemde :)

      Sil
  4. Merhabalar.
    Üzerine çokça şeylerin yazılabileceği bir söylemi kaleme almışsınız. İki tırnak arası dediğiniz boşluk "" işte bu kadar bir boşluk. Bu boşluğu bilgisayar terimbiliminde sadece 1 bit olarak değerlendiririz. Bununla hayatın çok kısa bir zaman dilimi olduğu vurgulanmakla birlikte, bu zamana ne kadar çok şeyler sığdırmanın değil, ne kadar kaliteli şeyler sığdırmanın önemine değinilmektedir. Bu kısa zaman diliminde içi boş olan dolu dolu şeyler de yaşayabilirsiniz. İçi dolu olan az şeyler de yaşayabilirsiniz. Önemli olan az ya da çok olması değil, içi güzelliklerle dolu olan yaşamı sığdırmaktır.

    Cenab-ı Hakk cümlemize, bu kısacık ömrümüze az olsun ama, içi güzelliklerle dolu olan yaşamı sığdırmamızı nasip ve müyesser eylesin.

    Selam ve dualarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Amin Hocam ,Rabb'im güzelliklerle karşılaştığımızda farkına varabilme imkanı versin...
      Selam ve dualarımla...

      Sil
  5. içini dolduracağım diye yaşayım pek çok güzelliği görmeden heba etmemek gerekir iki noktanın da adı malum gelip de gidene dek doğru ve keyfini çıkara çıkara yaşayalım arası kendiliğinden dolar:))) sevgiler canım

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ohh sefamız olsun deyiverdim bende bu güzel cümlelerinize :)
      Sevgiler Canım...

      Sil
  6. Çok şey söylenir bu konu hakkında kuğum ama Zaman kısıtlı ... Önemli olan şeytana ve vesveseye az yer vermek, gerisi olayları doğru algılayıp hayata güzel bakmak ...sevgiler Canım benim !

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O Zamanı bulunca gel beklerim anlatacaklarını merak ettim . Şeytan deyince aklıma şu hikaye geldi oku bakalım beğenecek misin :)
      “Günlerden bir gün şeytanın yolu bir köye düşmüş. Keyfi yerinde olan şeytan sırtını bir ağaca dayamış ve buzağısı kazığa bağlı olan ve ineğini sağan genç bir kadını uzaktan izlemiş.

      Şeytan kadını epeyce izledikten sonra yerinden kalkıp kazığa bağlı buzağının ipini biraz gevşetmiş.
      Buzağı bu, az ötede annesinin sütünün kovaya sağılmasını aç karnına izlemeye daha fazla dayanamamış, biraz debelenmiş ve boynundaki ipi çözmüş.

      Koşarak annesini emmeye giden buzağı süt kovasını devirmiş. Sağdığı süt ziyan olunca sinirlenen genç kadın eline geçirdiği odunu buzağıya vurunca yavru yere yığılmış.

      Yavrusuna saldırılan inek kayıtsız kalamayıp bir tekmede kadını yere serip öldürmüş.
      Uzaktan geçmekte olan kadının kayınpederi, ineğin gelinini öldürdüğünü görüp ineği tüfekle vurmuş.

      Silah sesini duyan koca, karısını yerde cansız yatar ve babasını da elinde tüfekle görünce silahını çekip babasını öldürmüş. Kısa bir süre sonra gerçeği öğrenen genç adam, bu kadar acıya dayanamayıp intihar etmiş. Bütün bu olayları bir kenardan izleyen şeytan "Bu felaketi de bana yüklerler şimdi, oysa buzağının ipini gevşetmekten başka ben ne yaptım ki?”demiş.” :):) sevgiler canım...

      Sil
  7. Aynen öyle, boşluğu güzel cümlelerle donatırsan ilerde o güzel cümleler insanların alıntılarının parçası olur, o alıntılarda başkalarının :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyledir sanırım , gül dalına basan gül kokar, mis kokar...
      Küle basan kül kokar, is kokar bu kadar basit :):)

      Sil
  8. kısa ve öz.çok güzel bir cümle canım.anlayabilene tabiki.sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen canım anlayanlarla karşılaşmak umuduyla sevgilerimle canım...

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İç döküntüleri

 Aslında anlatacak çok şeyim var  ancak   en üzüntülü anlarımda susmak adet olmuş bende, dün işten gelirken bahçeden içeri girdim   benim alt katta  bir erkek öksürüğü başladı , alt katta ki   sapık hapisten çıkmış aklım almıyor nasıl olabilir? Aklınca bana kendini belli ediyor öksürerek  ...  Benim kapıma kağıt yapıştırmış hanıma  yirmi bana yirmi lira borcun var duvarın üzerine bırak diye , çıldırıyorum sandım kağıdı parçalayıp   fırlattım kapısına.  Avaz avaz bağırayım kavga edeyim istiyor ne borcu diyeyim?  Hırsızlıkla , insanların duygularıyla oynayıp istismar ederek geçinen  insanlardan ne gibi bir borç alabilirim ki bayramda  el öpme paralarını da ver  yazmış ... Ah  Müzeyyen ahh !  tek suçlu ev sahibim benim üstüme yıktı olayı evi başkalarına kiraya verdi bile  birde onlarla birlik olup polis olduğunu  söyleyen adamı bile dolandırdılar bayramda  kirayı ödeyemedim e...

Şşş! Kızlar bağırmaz

 Şşşş Kızlar bağırmaz  Eğer anne ve ya anne adayı  iseniz mutlaka izlemeniz gereken bir  film... Bu filmin bir karesine  instagramda  rastladığımda izlemeye karar verdim  Ramazanda  gece birde işten gelince  sahura kadar  uyumayayım diye  açtım filmi.   Film o kadar etkileyici ve sürükleyiciydi ki     film bittiğinde  sabah ezanına sadece beş dakika kalmış...  Sadece su içebildim filmin üzerine  yemek falan yiyemezdim zaten rüyamda da  Şirini gördüm  günlerce içimden çıkmadı  . Filmin beni bu kadar çok etkilemesinin sebebi ise çok gerçekçi olması  ... Oyuncular:Babak Hamidian, Merila Zare'i, Tannaz Tabatabayi  Tür:İran SinemasıYapım  Yılı:2010 Orjinal İsim:Hiss Dokhtarha Faryad Nemizanand  Puanı 8.2 Bir okuyucunun yorumu Dünya meşgaleleri yüzünden çocukları ile ilgilenmeyen ebeveynler Şehvetleri  ve sapkın...

Zona ve Ben...

 Küstüm!  Bu kuğu nerelerde diye  Hiç merak ta etmiyorsunuz?  Ölsem yedim çıkmış olacak.  Bir tek Benbir sormuş Allah razı olsun.    H asta oldum   o kadar  çok yemek Bloğu yapan arkadaşım var ancak bir tas çorba yapanım yok! Al kuğu bu çorbayı içte iyileş diyenim yok! Üç haftadır zona ile mücadele ediyorum daha önce bu hastalığa yakalanan blogcu arkadaşım A hesteydi-beste ile    hasta olduğu dönemlerde  konuşmuştuk hasta olduğu dönemlerde... ''Çok ağrılarım var acı çekiyorum'' demişti ve bende ona ''seni anlıyorum'' demiştim aynı acıyı yaşamadan anlayamıyormuş insan. yatağa hapseden ailevi ilişkilerden çevreden ve işten koparan bir hastalıkmış.  Son zamanlarda  istediğim bir kaç gün tatildi. Çok yorgundum yorgunluk stres sayesinde bir anlık boşluğumdan beni yakalayan bu hastalık.  Üç hafta  önce, sadece bir dakikada çıktı ve ilk olarak minnacık bir kaç sivilce gibi boynuma yerleşti sıca...