Ana içeriğe atla

Mutluyduk çünkü?







Size bir öykü anlatmak istiyorum , çok yakın zamanda çok yakın bir şehirden aslında tanıdığınız birilerinin hayatlarından. 

Sende  sabah kalktığında  yorgun bir beyinle uyandığını düşünüyor musun?
 Her gün yapılan işlerin aynı oluşu, ev , iş , yaşanan sorunlar  ne kadar da her gün bir birine benziyor . 
Hayat bir kum saati gibi şıkır şıkır  akıyor ve hiç bir şey yapamadığını  hissediyor musun?
  Her insanın içinde bir çocuk vardır ve her insan çocukluğuna o masum yıllara dönmek ister . Eğer bir zaman makinesı icat edilseydi sıraya girmek için günlerce uyumazdım.
Aslında eski yılları bu kadar güzel yapan o zamanlardaki yaşayan insanlar olsa da o zamanlarda   kötülük ve kötüler, sırlar, karmaşık hayatlar vardı.  
Sadece bu kadar çok  teknoloji yoktu hatta hiç yoktu. 
 Ninem hep anlatırdı '' Akşam üzeri inekleri sağıyordum bir telaşla Ayşe teyze geldi kız dedi mezarlığın yanından geçiyordum bizim Abdüş öldü ya bu gün sanki onun sesini duydum ama gidip kahveden birine seslenip söylesem bu kadın  delirmiş!
 Ölmüş  bir adamı üstelik eski kocasının sesini duyuyor hem benim şimdiki adam bana çok kızar'' demiş. Ertesi gün duyuyorlar ki Abdüş ağanın mezar yerinden oynamış   açıp bakmışlar adam ölü  yıllarca  sohbet konusu oldu bu olay Abdüş ağa gerçekten canlanmış mıydı? aslını bilen yok. 
Eski yılları güzel yapan şey bizim çocuk oluşumuz masum duygularla  hayata sarılmamız diye düşündüm, bu sabah...

  Çok saygı duyduğum  benden yaşça oldukça büyük olan komşumuzla kahve keyfi yaparken bana gençliğinde kız kardeşinin bir oğlanı çok sevdiğini ama ailesinin vermediğini daha sonra kız kardeşini başka biriyle evlendirdiklerini, evlendirdikleri gece köyde  bir arkadaşıyla horoz çalıp  gece yarısı kestiklerini ve  kız kardeşine bir şekilde ulaştırdıklarını anlattı hikayeyi dinlerken gayri ihtiyarı olarak  horozu neden gece yarısı aradıklarını ve kız kardeşine götürdüklerini merak ettim '' ay kızım halen çok safsın '' dedi. 
 Eminin şu an bir çok kişi nedenini anlamıştır.
  Merak ediyorum doğrusu benim gibi anlamayanlar var mı? Aslında devir kötü değil her devirde kötüler vardı  eskiden teknoloji olmayınca bunu saklamak  daha kolaydı, şimdi gizli kamerası var , fotoğrafı var   , iki dakikada whatsapptan   dünyanın öbür ucundaki duyar yaptığın işi.

Ruhumdaki çocuğu saklıyorum kimseler bulmasın onuda kirletmesinler kimseye gülümseyemiyor artık!
 Çocuk olmak güzelmiş.
 Dünyanın kirini, hak etmiyorsun
Hayatın çamuru  sana bulaşırken 
sen sadece toz toprağa bulaşmayı hak ediyorsun
 yediğin ekmeği  kediyle paylaşacak kadar cömert
 sana kötü niyetle yaklaşana amca diyecek kadar iyisin.




Yorumlar

  1. Temiz duygular her zaman kalitedir ama dediğin gibi her şey kirlendi kirletildi çocuklar bebeler bile:( bu duruma içim yanıyor yüreğim kanıyor:( horoza gelince hikaye birden afedersin absuklaştı derken senin ondan sonraki anlayamama halinden şak diye aklıma şeytanca bir şey oluşuverdi ama doğru düşünmüşüm ...ne olur eskiyi aratmasınlar günümüzü bize mutlu yaşatsınlar sevgiyle kal kuğum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Ne alaka demiştin değil mi :)
      Güzel mutlu günler Canım.
      Bendende kucak dolusu sevgiler şu instagramıda bırak aramıza dön artık:)

      Sil
  2. Evet güven kalmadı kimseye. Ve biz içimizdeki çocuğu saklamak için korumak için artık kaçıyoruz insanlardan. Masum kalmadı kimse ne yazık ki.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kalabalık içinde yalnız ve mutsuz insanlar olmaya başladık.
      Teşekkürler.

      Sil
  3. Yazdıkların çocukluğuma döndürdü beni Kuğu kızım.Hüzünlendim ama hikayeni okurken hemen dikkat kesildim.Horozu sevdiğiyle kavuşamayan kız kardeş için kesmşler.Sanıyorum çalmışlar.Gece kimse görmesin diye olabilir mi diye düşündüm.Ama maksat horoz kesmekse, bir batıl inançla da (aslında benim batıl inançlardan uyguladıklarım oluyor hala, sanırım geçmişten kalma)kesseler, deva olsun diyedir belki.Ayyy en sonunda neden olduğunu yazarsın değil mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok tatlısın Ece abla sende ben kadar safmışsın o horozu çalmalarının bir sebebi var kimseye duyurmadan gelinin zor durumda kalmasını engelliyorlar. Adamda ileride benim karım çok namusludur maşallah diyor.😄 mail attım sana.😄

      Sil
  4. Yaa hayat biz büyüyünce bizimle birlikte kirlendi. Bu hayatı ne yazikki bizlerin hırsı ve kötü düşüncelerimiz kirletti. Teknoloji de tuzu biberi oldu. Bu arada canım horoz hikayesini ilk başta bende anlamadım ama daha sonradan sana sende ne safmissin kızım dediklerini okuyunca tahmin ettim. :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. taş devrinde yaşasak dahamı mutlu olurduk acaba diye düşünmüyor değilim dinazorlarla 😊 evet o kısmı pek açık yazmadım 😊

      Sil
  5. Canım kuğum özlemişim yazılarını :)
    Bloglardan çok soyutladım kendimi ..
    Bende "eminim bir çoğunuzda anlamadı"kısmına kadar jeton düşmedi.
    Benim bu tarz konularda söylediğim tek şey ;
    Yaradan 7/24 kayıt yaparken neyi kimden saklamaya çalışıyoruz ki?
    Sevgilerimle 😘😘

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hoşgeşdin canım çok özlettin kendini. Yalnız çok zekice değilmi. Bloğa dön artık kuzum sevgilerimle😍😍😍😍😘

      Sil
  6. Çocuk olmak artık eskisi gibi değil.Çocuk duyguları da kirletildi malesef... Şimdi içimizde ki çocuğu saklamak zorunda kalıyoruz. Paylaşım için teşekkür ederim arkadaşım. Sevgi dolu günler diliyorum:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İçimizdeki çocukları bile saklar olduk malesef. Sevgi dolu bir gün diliyorum 😻

      Sil
  7. İlk başta hiç anlayamadım sonradan jeton düştü bu gelenek görenekler biz kadınları nasıl zor durumlara düşürüyor.Etrafımda yaşı geçkince evlenmemiş bayanlar mevcut bazen yazık diyorum bir kadın için sevilmek beğenilmek çok önemli toplum baskısından dolayı sevmeyi yasaklamışlar kendilerine:((

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen katılıyorum derinlemesine girsek bir hafta içinden çıkmayacağım bir konu sanırım . Düşüncelerini çok güzel aktarmışsın katılmamak elde değil.

      Sil
  8. En masumu içimizdeki çocuk kuğucum medeniyet denilen teknolojinin gelişmesi yanında bazı çirkinlikleride beraber getiriyor masumiyet kalmıyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Korkacağımız bir yer oldu Dünya malesef 😢 çocuklara ilk önce güvenmemeyi öğretmek zorunda kaldık.

      Sil
  9. Bu horoz meselesini ben de anlamadım. Ne olacak şimdi? :)

    Dediğin gibi aslında kötülük her zamanda vardı. Fakat eskiden bu kadar yayılamıyordu. Yapıldığı yerde kalıyordu. Bir de insanlar az çok çekinip yaptıkları kötülükleri gizliyorlardı herhalde. Şimdi alenen yapılıyor. Kimse kimseden çekinmiyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar

    1. Yorumlara bak anlarsın 😊Aynen utanmak vardı önceden ramazanlarda oruç tutmayanda gizli yer içerdi yollarda sigara bile içilmezdi şimdi ise o sevap işleyecek diye ben aç duramam zoruna gidiyorsa tutmasın deniyor ne üzücü değil mi?

      Sil
    2. Bir şey anladım ama doğru mu anladım bilmem. :) Sadece uzaktan sevmekle kalmamış herhalde gelin hanım.
      Yine aynı konuya geliyoruz. Kötülükler hep vardı. Şimdi tıbbi olarak çözüyorlarmış (!) bu sorunu.

      Sil
    3. :) Evet doğru anlamışsın:) o zaman tıp horozla ilerliyormuş:))

      Sil
  10. Sen ne kadar iyi niyetli olursan ol karşındaki fesatsa ağzınla kuş tutsan da inandıramıyorsun. Ben de artık kendi kabuğuma çekildim varsın soğuk desinler varsın asık surat desinler hatta ve hatta delidir ne yapsa yeridir desinler. Yeter ki kötü niyetli demesinler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bende hep öyle diyorum tam kabuğuma çekiliyorum biri bir şey rica etsin hemen dayanamıyorum kıramıyorum . Sonra onlar bir güzel kırıyor:(

      Sil
  11. Önce ne alaka sonra offf amannnnn tepkisi ben de,
    sevdiğine verseler yorulmaya gerek kalmazdı.
    İçimde harika bir çocuk var bile dememek lazım ona da göz diken çıkmasın.
    İnsan olabilmek zor değil de olunmasını öğütleyenler lafı çok fazla gezdirip dolaştırıp kulağa aktardıklarından güç olduğu düşünülüyor,aracıları kaldırmak lazım

    YanıtlaSil
  12. :) o zamanlar sevdiğin varmı diye soruluyormuydu ki:)
    Ninemin maceralarını anlatmalıyım sana kına gecesinde başkasına kaçmış:) ne evleneceği adamı görmüş ne kaçtığını :)) görücü usulü kaçmış:))
    Benim içimde çocuk falan yok zaten yok:)))

    YanıtlaSil
  13. Azla yetinirdik, daha yeni model olsun diye yırtınmazdık. Esem ya da Panter spor ayakkabılarımız vardı. Çorapların altı yamalıydı. Tamire giden eşyalar bunun yenisini alın daha ucuza gelir denmeden yapılırdı. Evet kötüler kötülükler yine vardı. Ama sürekli burnumuzun dibinde değillerdi. Pazar dönüşü ağaç altında oturup meyvelerden yerdik. Oturacak ağaç altı, yıkanmadan yenebilen meyvelerimiz vardı. Elmaları pantolonumuza sürtüp parlatır yerdik. Ah gözümüz toktu gözümüz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bide çok cömertlik vardı yemek pişince konu komşuya verilirdi değil mi?
      Çok güzeldi çok :(

      Sil
  14. Çocukları da kirlettiler savaşlarla-hunharca-edepsizce ne yazık.
    üstelik horoz kadar değerli bile olamadı bebeler.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Zona ve Ben...

 Küstüm!  Bu kuğu nerelerde diye  Hiç merak ta etmiyorsunuz?  Ölsem yedim çıkmış olacak.  Bir tek Benbir sormuş Allah razı olsun.    H asta oldum   o kadar  çok yemek Bloğu yapan arkadaşım var ancak bir tas çorba yapanım yok! Al kuğu bu çorbayı içte iyileş diyenim yok! Üç haftadır zona ile mücadele ediyorum daha önce bu hastalığa yakalanan blogcu arkadaşım A hesteydi-beste ile    hasta olduğu dönemlerde  konuşmuştuk hasta olduğu dönemlerde... ''Çok ağrılarım var acı çekiyorum'' demişti ve bende ona ''seni anlıyorum'' demiştim aynı acıyı yaşamadan anlayamıyormuş insan. yatağa hapseden ailevi ilişkilerden çevreden ve işten koparan bir hastalıkmış.  Son zamanlarda  istediğim bir kaç gün tatildi. Çok yorgundum yorgunluk stres sayesinde bir anlık boşluğumdan beni yakalayan bu hastalık.  Üç hafta  önce, sadece bir dakikada çıktı ve ilk olarak minnacık bir kaç sivilce gibi boynuma yerleşti sıcaktan olduğunu düşünüp ağrılara kulak asmadım.

mutsuz bir insancık

 bazen kaçmak gerekir, kendinden , herkesten. çok bunaldım .çok yalnızım o kadar yalnızım ki  her gün pazarları dahil  16 saat çalışıp yine de çok yorgun değil. çok yalnızım. kimseye açıklayamadığım tuhaf bir yalnızlık.iki kaşımın arasında zaman geçtikçe  çıkan iz , ne kadar somurtkan biri olduğumun gayet açık kanıtlarında biri olsa gerek. ahh tabe efenim ne diyorsun be kuğu nerelerdeydin diyeceksiniz ! devrik cümlelerimi itinasız  virgülü noktası doğru yerde olmadını bildiğim  satırlarımın pek kimsenin umrunda olmadığını düşündüğümden sadece beynimde yazıyorum. mutsuz yalnız hatta halen fakirim...  hayatta en çok istediğim bir evimin olmasıydı ben biriktirdikçe ev fiyatları arttı .ben mutlu olmaya çalıştıkça sorunlar daha da arttı. bazen yaşamıma son mu versem diyorum sonra iğne batsa uf uf  diyorum canımın çok tatlı olduğunun farkına varıyorum . şey gibi bir  şry bozulsa onu tamir ederken daha da çok bozuyorum. . sonuç olarak mutsuzum .

Şşş! Kızlar bağırmaz

 Şşşş Kızlar bağırmaz  Eğer anne ve ya anne adayı  iseniz mutlaka izlemeniz gereken bir  film... Bu filmin bir karesine  instagramda  rastladığımda izlemeye karar verdim  Ramazanda  gece birde işten gelince  sahura kadar  uyumayayım diye  açtım filmi.   Film o kadar etkileyici ve sürükleyiciydi ki     film bittiğinde  sabah ezanına sadece beş dakika kalmış...  Sadece su içebildim filmin üzerine  yemek falan yiyemezdim zaten rüyamda da  Şirini gördüm  günlerce içimden çıkmadı  . Filmin beni bu kadar çok etkilemesinin sebebi ise çok gerçekçi olması  ... Oyuncular:Babak Hamidian, Merila Zare'i, Tannaz Tabatabayi  Tür:İran SinemasıYapım  Yılı:2010 Orjinal İsim:Hiss Dokhtarha Faryad Nemizanand  Puanı 8.2 Bir okuyucunun yorumu Dünya meşgaleleri yüzünden çocukları ile ilgilenmeyen ebeveynler Şehvetleri  ve sapkın düşünceleri  kendini bile düşünmeyen   caniler, masumların hayatlarını karartan sübyancılar... Dile düşmemek için şik