Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Onlar...

Onlar , bana yarın şu elbiseyi almazsan küserim diyemiyor... Onlar , yarın hangi yemeği yapsam da like alsam diyemiyor... Onlar , yeni model telefon çıkmış artık bunu istemem diyemiyor ...  işte aramızdaki tek benzerlik "diyememek" onca varlığın içinde biz bir şükürler  olsun diyemiyoruz affet bizi Allah'ım...  Hayırlı cumalar ...

SEN...

En güzel hediyem  Gözlerimin ışığı  Kalbimin tek aşığı... Ruhumdaki ince sızı Alnımdaki en güzel yazı Gecelerimin ayazı Gündüzlerimin telaşı... Yollarımın tozu  Aşk'ın bana oynadığı son kozu...

Hisset...

Ruhum sana  sağanak yağıyor...  her yer buram buram toprak kokusu...  hissediyor musun?

Sabah düşûnsemeleri

İnsanız başımıza ne geleceğini  sabah yataktan kalkınca ne yaşayacağımızı  hatta o yataktan kalkabilecek miyiz  bilemeyiz. Yapımızda olan yaşama sevinci sayesinde bunları her dakika kafaya takıp hastalık haline getirmeden yaşamımızı devam ettiririz bazen o kadar kaptırırız ki hayata  kendimizi  bunları unuturuz.   canlı ,kanlı, kalp taşıyan birer robotlar kolonisi  oluruz .   dokunmayan yılanı  bile  asırlarca yaşatıp ileride çoluk çocuğumuza zarar vereceğini umursamadan besleriz . Hal bu ki nasıl ruhlar taşıyoruz  , ürkünç her şeyi yapabilen,yapabilmeyi hak gören...  Düştüğü yerden kalkmak için  birilerine el uzatanı  tutmazlar oysa çok güvenir umut eder...   Tutmak  için uzattığınız el bir gün düştüğünüzde  sizi tutar  bunu  mutlaka görürsünüz yada hissedersiniz çünkü bazı insanların duası sizin paranızdan güçlüdür . " Para ve imanın kimde oluğu bilinmez" derler ya...

Sevme, diyorsa sevmeyin!

Karşılıksız sevmek, hani derler ya sevmesen de severim bir ömür beklerim, ölürüm  senin için!  Neden?  Bunu hiç  anlamış değilim hiç bir zaman  da  anlamayacağım ... Karşılıksız sevmek , onu sabaha kadar düşünüp  geleceğe dair hayaller kurmak . Geri geleceğini yada senin olacağını düşünmek ,  gece, gündüz  telefonla arayıp  mesajlar atmak çiçekler, çikolatalar ,  hediyelere boğmak... Hatta onsuz yaşayamayacağını düşünüp, bunu onu suçlu gösterip kendini kötü hissetmesi için, hayatını sonlandırmak la onu tehdit  etmek. Hayır kelimesini kabul etmeyen insanlar var hayatımızda  , aslında biz istemeden giriyorlar hayatımıza.  Sevmiyorsa , sevmeyeceksin. Unut diyorsa , unutacaksın. Neden bu kadar cani insanlar olduk , neden başkalarının hayatlarına  saygı duymuyoruz... Naz yapmayla istenilmemeyi karıştıran insanlar var.  Naz yapmak : Sevdiğinin boynuna sarılırsın o sana sorar...

Sevmek ibadetse ,sayende ibadete, başladım...

Seni düşünüp , hissetmediğim an yok. Her gece yatağa girmeden önce avuç içimi öpüp kalbime koyuyorum sen hisset diye... Sol omzumu öpüyorum sen diye , biliyorum pek iç açıcı bir durum değil,zihnimde hep seninle yaşamak.  Belkide tüm sevdiklerimi bir sende topluyorum,sende buluyorum... Sitem buluyorsun belki cümlelerimde ,kırıldığımı sanıyorsun yetememenin çaresizliğini yaşatıyorum sana... Elimde değil çok özlüyorum, kelimelerin yetmiyor.Var olduğunu bilmek bir yerden sonra avutmuyor, sarılmak, paylaşmak hatta tartışmak istiyorum, gözlerinin  içine bakıp saatlerce kaybolmak istiyorum. bazen resmine bakıyorum seni neden bu kadar çok sevdiğimi  düşünüyorum,belki uzak oluşumuz belki saf yüreğin belkide senin gibi birine daha önce hiç rastlamamış olmam  imkansız oluşun, tek suçlu Mesafeler ...  Seni üzmek ,beni düşünmeni aklına getirmeyi sağlayacaksa  seni üzmeyi bile seviyorum...  Ben hiç kimseyle tartışmadım şimdiye kadar,laf ebeliğini de bilme...

Dost mu? Arkadaş mı? Çevre mi?

Aslında çoğumuz bunun ayırımını yapamayız, açılımlarını bile bilmeyiz. bazen çevre edinmek uğruna  arkadaşlarımızı,dostlarımızı en zor günlerinde tek başına bırakırız e malum   çevre ediniyoruz...  Dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan olmak tamda bunun için söylenmiş olsa gerek. aslında bu konularda sakinliği korumak en doğru yol olsada  pek başarılı olamayız karşımızdakine hemen seçimini yapması konusunda ısrar ederiz , her zaman yeni bir  kişi daha cazip gelir. daha çok espiri daha çok  muhabbet vardır her zaman  karakterini çözmeye çalışma çabasıda ayrı. Dostlarıma baktığımda,( bu arada ne çok dostumun olduğunu farkettim) beş kişi, bu beş kişi benim için çok bile, özel günleri ,sıkıntıları,davetleri derken bozulmuş bağırsaklar gibi kıvranıyorum.  ,İlk önce açılımlarını yapalım.  Çevre: düğün, dernek, kaza,bela,hastalık ,ölüm gibi olaylarda   yalnız bırakmayacağımız kişiler. genelde birilerinden duyma yada davet edildiği...