Ana içeriğe atla

Kayıtlar

mutsuz bir insancık

 bazen kaçmak gerekir, kendinden , herkesten. çok bunaldım .çok yalnızım o kadar yalnızım ki  her gün pazarları dahil  16 saat çalışıp yine de çok yorgun değil. çok yalnızım. kimseye açıklayamadığım tuhaf bir yalnızlık.iki kaşımın arasında zaman geçtikçe  çıkan iz , ne kadar somurtkan biri olduğumun gayet açık kanıtlarında biri olsa gerek. ahh tabe efenim ne diyorsun be kuğu nerelerdeydin diyeceksiniz ! devrik cümlelerimi itinasız  virgülü noktası doğru yerde olmadını bildiğim  satırlarımın pek kimsenin umrunda olmadığını düşündüğümden sadece beynimde yazıyorum. mutsuz yalnız hatta halen fakirim...  hayatta en çok istediğim bir evimin olmasıydı ben biriktirdikçe ev fiyatları arttı .ben mutlu olmaya çalıştıkça sorunlar daha da arttı. bazen yaşamıma son mu versem diyorum sonra iğne batsa uf uf  diyorum canımın çok tatlı olduğunun farkına varıyorum . şey gibi bir  şry bozulsa onu tamir ederken daha da çok bozuyorum. . sonuç olarak mutsuzum .

Ddd

 İnsanlar o kadar çıkarcı olmuş ki kürdan verip  karşılığında ağaç bekliyorlar.

Aa şey değil mi bu?

Beynim o kadar dolu o kadar karışık ki bu aralar gülmekle, ağlamak  susmakla, konuşmak arasında çelişkiler yaşıyorum. Kendimi sorguluyorum durmadan. Galipmiyim şimdi yoksa mağlupmu  ? Geçmişim nerede niye harcandı yada harcandımı ? Ya gelecek bir geleceğim varmı?  o anı yaşıyorumda geleceğe geldiğimden   bihabermiyim! Bir çok şeyi kaybederken   Onların kayıp olmasının benim için  hayırlı olduğunu kabullenemiyormuyum? Anlamıyorum ki elimde olanlarla daha mutluyken, Kendimi boşluğa kurulmuş salıncakta  Sallanıyor gibi hissetmemin sebebi ne? Çabalamadan bir şey elde edilmeyeceğini bilen biriyim.  Hayattan istediklerimi zorda olsa elde ettim.  Peki bunun için mutlumuyum? yoksa ben nankörmüyüm? Başladığım yerden mi bitirdim yoksa bitirdiğim yerdenmi başladım?

Başlığım yok

 Aynen şöyle oldum...., buradan mı yazıyorduk? bu cümlenin sonunda noktamı vardı ? Yoksa henüz cümle olmadı mı yok yok virgül olacaktı sanırım, sıradan küçük bir yazı olacaktı. ne olur du sanki biz yazsak noktalar virgüller kendi kendine oluşsa  yattığımız yerden herşey ayağımıza gelse muhhabebti gibi oldu biraz.  Hayatın kendisi böyle zaten  dimi pardon değil mi olacaktı :) hep karmaşa hep bir kesmekeş yaşarız.  Sabah işe gitmesem uyusam mis gibi kızarmış ekmek kokusuna kalksam, her şey önüme hazır gelse ohh ,off ama olmaz ki ya kaza geçirsem yada hastalansam yatağa bağımlı kalsam birileri bana bir parça ekmek getirsin diye beklesem  kalkk kızım kalk yataktan kaldır kendini hoppp haydi işe.hep bir isyan sonrasında polyannacılık sonra yine isyan. nasılsa en mutlu anlarda bile bulunur kendini üzecek bir şey, ağla kızım ağla hatta yat yuvarlan basenlere iyi geliyormuş yağlar eziliyormuş ama benim basenlerim yok ki gerçi dört kişinin ikisi çok kilo almışsın ik...

Bir iki kelam

Terkedilmişlerin rıhtımı olmak zordur, terkederler bir gün tıpkı  bir zamanlar  birilerinin ona yaşattığı  gibi... Yalnızlığı bitirdiğinde  onun derdini saatlerce dinleyen rüzgarı, her içini çektiğinde kabarıp  yükselip hızlı hızlı iskeleye Vuran denizi hele martıları  paylaştığı simidini her şeyi unutur bir tek  sarı saçlı bukleli kızı asla unutmaz... 

Den

    İyiydik eski den. hani yazım hataları yapardık ya okurken  sanki gözümüzü kanatırdı!  yinede iyiydik eskiden  Dostluklar bile bir başkaydı eski den, ne para konuşulurdu ne de  takipçi sayısı hele de bana da geller bam başkaydı  eski den.  Bir yemeğe bakarken , tarifini okurken  buram buram kokuları gelirdi burnumuza o kadar hissederdik ki birinin derdini kendi derdimiz sayar geceleri yatağa girince çareler aradık. sonraları her şey değişti insanlar birden bilim kurgu filmlerini aratmamaya başladı...  Şiirler aşık olununca yazılır dı yaaa hani şiirler kin kustu. yaşlı yaşlı kadınlar geldi üstelik hiçbiri cadı değildi ama ortalık karıştı. yaşlı yaşlı adamlar geldi kendilerini  ya kız diye tanıttı yada on sekizlik delikanlı.  terbiyeli gibi görünüp t sini bilmeyenler geldi...     dost görünüp kanatanlar geldi  yok yok film değildi gerçekti.   eskidi eskiler yeniler geldi hanım...

Ruhlar yalnızlığı sever

Kafamda ki saçlar bile ağır gelirken bazen ,birilerini poh pohlamak çok büyük eziyet  veriyor ruhuma. Hani bazen   herkesten kaçarsın da bir adım bile uzaklaşamaz sın ya işte öyle bir şey.  Canını yakanları sevdiğini sanarsın ya aslında sevdiğin için yanar canın aynı şeyi sevmediğin biri yapsa umursamazsın bile. Unutmak istersin bir türlü unutamazsın en olmadık anda gelir aklına . Alır başını gidersin uzaklara herşey ve herkes seninle gelir . Kendini değiştirmediğin sürece kötüler hep seni bulur.  Güven çemberini açtıkça sen  herkes içine atlar , dost ,arkadaş öyle kolay olunmaz kolayda kaybedilmez. Ne hali varsa görsün . Hep ben aradım sordum diyen zaten dost,arkadaş olmaz. Neden yazıyorum bunları kırgın mıyım ?yooo Mutsuzmuyum ?yoo  Ben sadece bu dünyada ki yerleşik bozuk düzene alışamıyorum. İnsanların seni sevmesi için ya çok zavallı olacaksın. Ezik olduğun için  acıyıp ah vah yapacaklar iki gün sonra arkandan konuşacaklar. Ya da çok güçlü olaca...

Ninemden masallar

Bir varmış bir yok muş evvel zaman için de kalbur saman için de, çook  çook uzak ülkelerden birin de  yaşlı bir kadın ve oğlu yaşarmış... yaşlı kadın her gün oğluna evlenmesi için ısrar edermiş. Oğlan  artık annesinin ısrarlarından bıkıp tamam anne  bana bir kız bul da evleneyim demiş... Anne köy ,kasaba demeden  evinde  evlenecek çağa gelmiş kızı olan her aileye misafir olmuş... Ama kimseler kızını vermek istememiş, çünkü çok fakirmişler sadece bir tarlaları ve bir çift öküzleri varmış. Anne tam vazgeçecekken  bir komşuları karşı köyde bir kız var ama çok tembel  hiç bir iş yapmaz  isterseniz onu size verirler  demiş. Anne hemen oğlunu da yanına alıp, gidip kızı oğullarına istemiş . Kızın ailesi kızı veririz ama bizim kızımız hiç bir iş bilmez wc bile gitmez  ona lazımlık getiririz , biz her şeyi ayağına getiririz,yemeğini ağzına besleriz ,kucağımızda yatağına götürürüz demişler. Anne bunu duyunca kızı gelin mi alacağım yoksa ...

Piperku

Masal... Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde kalbur saman içinde , ninem dedemin beşiğini tıngır mıngır sallarken dedem düştü beşikten ninem kaçtı eşikten , dedem kaptı küreği döndürdü nineme binbir köşeyi derken çoook eski zamanların birinde , Ülkenin birinde yaşlı bir nineyle bir dede yaşarmış ninenin adı Babu Dedenin adıda dadu'ymuş... Babu ve Dadu çok mutluymuşlar birbirlerini çok sever, sayar arada  tartışsalarda hemen barışırlarmış, çünkü başka kimseleri yokmuş  iki inek ,iki öküz bir kaç tavuktan başka...  Dadu bir gün pencerenin önüne oturmuş derin derin düşünmeye başlamış Babu gelmiş , neyin var senin   demiş Dadu  baksana  yaşlanıyoruz hiç kimsemizde yok  yarın bir gün elimiz ayağımız tutmayınca bize kim bakacak demiş , ikiside ağlamaya başlamış...  O sırada yoldan gecen  biri seslerini duymuş ve gelip neden ağladıklarını sormuş , onlarda anlatmış  ben size bir  susak vereceğim o susağın içine ikinizde kırk g...

Güzel pazarlar

Günaydın can dostlarım. Yeni evime taşınınca burayı ihmal ettiğim doğrudur. Arayan soran ,yorum atan tüm dostlara selam olsun. İşte geldim buradayım. Eski evimden ve manyak komşulardan kurtulunca bir rahatlık çöktü sanırım. Yeni evim  biraz uğraştırdı beni. Eski ev 33 metre kare olunca yeni ev normal bir ev olunca yeni eşyalar almam gerekti bakın bakalım yeni cicilerimi beğenecekmisiniz.

Bir mimdir iki mimdir üç mimdir

Sağolsun blog dostlarım üç koldan aynı zamanda mimleyince bende hepsini bir araya topladım bu bende alışkanlık oldu ;) Kurabiyecimiss Zehra'mın beni sevgiyle mühürlemesinden dolayı (mim) Kurabiyecimiss 1.Hayal kurmaktan hoşlandığınız yer ya da zaman dilimi var mı? Çok konuşkan biri değilim ya dua ederim ya hayal kurarım hayatım ikisiyle dolu Gece yatarken kurarım genelde, rüyama girmesi için :) 2. En çok nelerin hayalini kurarsın? Her şey, öyle konu ayırımı yok bende ,hayal işte adı üstünde çok klasik oluyor biliyorum ancak hayal bu  sınırı yok... 3. Şimdiye Kadar Çok Hayalinizi gerçekleştirdiniz mi? Çoğu zaman olur hayallerim, ancak hemen değil bazıları on yıl sonra olur:) 4.Henüz gerçekleşmemiş ama ille de gerçekleşecek dediğiniz bir hayaliniz var mı? Sakıncası yoksa anlat çabuk nedir? Evet bir hayalim var  ileride  kendime ait bir evimin olması , böyle şıkır şıkır suları akan bir banyomun olması ,sıcacık  minik bir ev 1+1 dende geçtim  1 ...

Blog keşif etkinliği

 Cumhuriyet bayramımız kutlu olsun... Bu gün bir kaç blog tanıtmak istiyorum ve kuzuların kuzusu çekiliş yapıyor , her zaman sıcak samimi ve aile ortamının ne kadar huzurlu olduğunu hissedeceğiniz bir blog. ve bu hediyeleri kaçırmak istemezsiniz bence  blogta birinci yılını kutlarken çok cömert davranmış, daha buradamısınız siz :))  Gimtişken selamlarımı söylemeyi unutmayın:))) Gökçenin bloğu tık  **********************************************************************************  Bu gün çekiliş  tanıtımlarından  gidiyorum tesadüfen rastladığım sevimli bir blog   İsmi çok ilginç  Aforizmik kalıntılar Anlamına baktım çok hoşuma gitti bloğunda açıklaması var uğramak isterseniz işte adres aşağıda... bloğu tık ********************************************************************************** Bu tanıtacağım bloğu çoğunuz tanır ben yine de tanıtmak istedim. Bloggerden beraber aynı gecede taşındığımız komşum:) Sadece...

Meğer...

Ben sensiz yaşayamam ölürüm demiştim ya ölmedim sevgilim yaşıyorum  yaşıyorum da nasıl  bilemezsin! şimdi felçliyim Gözlerim bakıyor görmüyor, ellerim  tutuyor hissetmiyor aklımdan seni çıkarmak istiyorum bir türlü anılar izin vermiyor tam unuttum derken bankta iki sevgili görüyorum  el ele hafiften utangaç ahh !! diyorum  o an düşüveriyorsun aklıma ya yağmura ne demeli önceden dahamı az yağardı şimdi her yağmur tanesi yüreğime kurşun gibi düşüyor   yaralıyor derinden  en olmadık zamanlarda ağlama nöbetlerine tutuluyorum beynim gözyaşlarıma engel  olamıyor meğer ben seni unutmak için sevmişim  göz yaşlarıma yenilerini eklemek için sevmişim ben seni her baharda yüreğimde fırtınalar kopar diye sevmişim ben seni anılarda kal  diye   sevmişim !!!

İnsanlık kayboluyor!

Keşke göz açıp kapamak kadar kolay olsaydı her şey derler...  Derler ya kolay mı ki! Gözümüzü  kapayıp açarken görmediğimiz milyonlarca toz zerreciği bize zarar vermek için hali hazırda bekler ve bize ne zaman zarar vereceklerini de bilemeyiz tıpkı hayat gibi bize zarar vermeyeceğini düşündüğümüz insanlar  yakar hep canımızı..  umursamamak mıdır yoksa artık dünya öyle bir hal aldı ki umursasak ta kendimizi koruyamamak mıdır bilemiyorum. Bir kaç gündür çok üzgünüm  Küçük Irmağın başına gelenlerden dolayı . Ne yapabiliriz diye düşünüyorum benzeri bir olayı kısa süre önce anlatmıştım  alt katımda ki adam hasta diye rapor almış açık ceza evinde yatıyor tatile gelir gibi eve geliyor ve ben suçsuzum ki devlet bana orada para bile veriyor diyor...  Çıkığında birinin canını yakacağı muhtemel bana çok kinliler neden  haberi söylemişim diye...  Ve insanlara da çok kızıyorum  yaşlı o artık yapamaz bir şey diyenler var ne biçim bir ...

Tuhaf bir Mim

Baktım ki dostlar yapmazsam liste uzayacak  mimleyenler yazıdan uzun olacak bir mim yazısı yapayım artık dedim şimdi Zehra utanmazsan yapma  bari diyecek biliyorum:))  Aylar önceki mimini bulamadım bir türlü :)) halen kafama kakar ben seni mimledim de sen   yapmadın diye:)) Şimdi gelelim beni  mimleyen dostlara  unutmuş olabilirim bazılarını...  ya da mimlediğini sanmış ta olabilirim:)  KURABİYECİMİSSS  Mutlu Yaşam Saliha Nur Turhan  Bi'blog Mrs Şivekar Senden Benden Bizden Turgay Aksoy Neşeli süs evim   etkinlik için davet etmişti off ne hayırsız bir arkadaşım değil mi?  iştee hepinizi mutlu etmek adına size çorba bir mim yaptım buyrun bakalım:)))) 1. NASIL BLOG YAZMAYA BAŞLADINIz?  Yazmak benim için bambaşka bir şey  yaşamak gibi nefes almak gibi her yazdığım yazım benim bir parçam  hatta evladım gibidir . Tufan'da bir kaç yazı paylaşmıştım kendi bloğumda paylaşamayacağım diye ...

Keşke benim olsa

Ne kadar mutlusun keşke senin gibi bir hayatım olsaydı dedi... O an kendimi kendimden söküp ona vermek istedim...  Her gülen göze talip oluyoruz o gülen gözlerin ardında ne göz yaşları var bilmeden aslında en büyük hatayı kendi büyük mutluluklarımızı görmeyip sırf güçlü görünsün diye sahte gülümsemeleri kıskanıyoruz. Restoranda yemek yiyeni ,her gün alış veriş yapanı zengin , spor yapıp zayıf olanı sağlıklı, facede instagramda her gün karı koca şapur şupur resim atanları mutlu sanıyoruz . Başkalarının mutluluğuyla o kadar çok muhatap oluyoruz ki kendi mutluluklarımızı göremiyoruz. Hep hata arıyoruz karşımızdakinde. Şükür etmeyi bilmeyince elimizdekinin kıymetini bilemeyip ederini yok ediyoruz.  Hasta çocuğu olan zengin birini bile kıskanabiliyoruz 'o kadar para bende olsaydı 'diyebiliyoruz ya çektiği acılar ? Şimdiye kadar kimseden duymadım ay şunun çocuğu çok hasta keşke benim çocuğum hasta olsaydı dediğini işitmedim hiç ,sadece parasını ,yurt dışına gidişlerini isti...

İç döküntüleri

 Aslında anlatacak çok şeyim var  ancak   en üzüntülü anlarımda susmak adet olmuş bende, dün işten gelirken bahçeden içeri girdim   benim alt katta  bir erkek öksürüğü başladı , alt katta ki   sapık hapisten çıkmış aklım almıyor nasıl olabilir? Aklınca bana kendini belli ediyor öksürerek  ...  Benim kapıma kağıt yapıştırmış hanıma  yirmi bana yirmi lira borcun var duvarın üzerine bırak diye , çıldırıyorum sandım kağıdı parçalayıp   fırlattım kapısına.  Avaz avaz bağırayım kavga edeyim istiyor ne borcu diyeyim?  Hırsızlıkla , insanların duygularıyla oynayıp istismar ederek geçinen  insanlardan ne gibi bir borç alabilirim ki bayramda  el öpme paralarını da ver  yazmış ... Ah  Müzeyyen ahh !  tek suçlu ev sahibim benim üstüme yıktı olayı evi başkalarına kiraya verdi bile  birde onlarla birlik olup polis olduğunu  söyleyen adamı bile dolandırdılar bayramda  kirayı ödeyemedim e...

Kaç Dil biliyorsun

  Kendimizi bir  çok konuda geliştiririz , mesela  kaç yabancı dil biliyorsunuz?  Yabancı dil öğrenmek için    büyük çabalar sarf ederiz,   öğreniriz de ,fakat  en önemli  şeyi ruhumuzun  dilini  unuturuz ...  Tatlı dil ! Bizi hayata bağlayan duygu  sevmek midir? yoksa sevilmek mi?  Neye göre mutlu oluruz bu duygu   kime göre değişir  , Duru suya baktığımızda kendimizi görmek kolaydır,  Önemli olan bulanık sularda kendimizi görebilmek...  Hayatı savaş olarak görürsek  durmadan savaşırız ve savaşta hep bir kaybeden olur...  Kazansak ta , kaybetsek te  sonucunda üzülme ihtimalimiz yüksektir, Biten ilişkilerde  kazanan diye bir şey yok , iki tarafta kendine göre üzülür ,yıpranır...  Oysa ne Hayat ne de ilişkimiz bir savaş alanı değildir kendimizi neye odaklarsak ona adapte oluruz, örneğin okudukça okuyasın gelir  yedikçe yiyesin sonra bir tiksinirsin ...