23 Eylül 2013 Pazartesi

Duyurulur...Merak edenlere


Yaşıyorum  yaşıyorum! Panik yok:)
 Üstelik bu yıl başı  hiç kutlama yapmamıştım yeni yıla girmeyeceğim, eski yıl güzel demiştim, anlaşılan yeni yıl bana küstü ve lanetledi, pişmiş tavuk bile bana acır oldu, onun başına daha az şey gelmiştir...
 Bu hikayeden de nefret ettim diyebilirim ne zaman yazmaya devam etsem başıma hep beklemediğim kötü olaylar geldi.
 Kızımın daha uygun bir muhitte büyümesi inancımla, yeni bir eve taşınmak zorunda kaldım.
Pek istekli değildim doğrusu, kiralar o kadar yüksek ki bulduğum evin kirası uygun ama evin ilk resimlerini sizinle paylaştığımda sebebini anlarsınız. Taşınmak o kadar yorucu ki bir o kadarda masraflı hatta masrafı yorgunluğu unutturuyor. Yataklarım yeni geldi ,oturma takımımsa henüz gelmedi üç hafta yerde yorgan üstünde yattık,yorgan üstünde oturduk, birde yorganlara sorun ne eziyet çektiler...
Midemde tuhaf bir ağrı var. Sizede olurmu? çok yüksek bir yere çıkıp avaz avaz bağırmak istiyorum, hatta uçmak! veya üstümdeki her şeyi çıkarıp koşabildiğim kadar hızlı koşmak, tabii henüz ikisini de yapmayacak kadar aklı dengem yerimde, tabii ne kadar bu dengeyi koruyabilirim bilemiyorum. 
Sizleri unuttum sanmayın ! blog okumak  benim için okumaktan öte bir şey o insanın dünyasına giriyorsunuz. bir yemek tarifinde bile üzüntüsünü,mutluluğunu hissedebiliyorsunuz. Yakında fotoğraflarla yazılarla geri gelirim hepinizi öpüyorum. Sevgiler...


5 Eylül 2013 Perşembe

Anılarda beni hatırlar mı? # 11 #



Gece yatağa yattık Emin  daha yatarken uyudu.  bir insan başı yastığa değdiği anda uyur mu?
Adamın  anası hastaymış  kızı  neredeyse kendine zarar verecekmiş yatağa yattığında bunlar hiç aklına gelmiyor pat diye uyuyor ...

 Belki de en iyisi bu ben bütün sorunları yatağa taşıyorum da ne oluyor  gecenin bir yarısı sorunlar mı çözülüyor uykusuz kaldığım ve   sinirlerimin bozulması da cabası.
Bazen zihnim bana  oyunlar oynuyor  nasılda aşıktım Emin'e  nişanlıyken   hafta sonlarını iple çekerdim her hafta sonu  beni sabahtan alır akşama kadar gezerdik sevgi kelimeleri havada uçuşurdu ah bir evlensek derdi..

 Hmmm evlendik böyle olduk mutasyona uğradı resmen.
 Ne ilk zamanlardaki gibi   sempatik geliyor ne de   anlayışlı yooo bak şimdi haksızlık etmeyeyim anlayışlı sayılır sadece  monoton  biri  yat kalk işe git gel yat kalk  yıllardır böyle buna bir ilaç varmıdır acaba?
 Zaten ne bekliyorum ki kırkımdan sonra el ele sahilde koşacak halimiz yok ya,  çocuktu, evdi derken sorumluluklar insanın omzuna baskı yapıyor
  İnsan yaşadığı anın kıymetini bilmeli bunu bilmezse böyle geçmişi anıp anıp  sabahları ederim. Tam uykuya dalmışken Edanın sesine uyandım.


 Eda kayınvalidemle aynı odada yattığı için gece uyanırsa duyup hemen bana sesleniyor böyle gecelerden biri  gece yarısı altına yapmış.
 Eda beni uyandırdı, kardeşlerinin yanına kaçtı tabi kokuya tek dayanıklı insan benim ya ben insan bile değilim robotum!

 Teyzem ertesi sabah aradı  Emin ne dedi diye merak etmiş.
 Emin istemiyor dedim ne diyeyim şimdi bunca işimin arasında birde kızı vermeye mi uğraşayım  adam zaten vurdumduymaz, kayınvalidem hasta bir de kızı verirsem  çeyizdi,  insanların gelmesi gitmesiydi kalkamam işin altından küçük bir yalandan ne zarar gelir ki sanki hiç mi yalan söylemedim çok mu masumum!

Teyzem bu, bıkmak usanmak bilmez kafaya taktımı yapar ,ona mı benzemişim ne. 

Ogün akşam üstü teyzem  geçmiş olsuna geldi tabi onu  bize arabasıyla getirende  Eda ile arasını yapmak istediği oğlan.

 Kapıda gördü oğlanı ,oğlanda bizim kızı tabi içeri almadım hatta kızdım bile teyzeme '' teyze delirdin mi, sen Emin duyarsa hem sana hem bana çok kızar  çöpçatanlığa mı soyundun sen!''

 '' ne var  Zahide bunda   hem kızı bir yere salmıyorsunuz hemde bana kızıyorsunuz ne yapacak  yaşlı kaynananı mı bakacak  sana hizmetçilik mi yapacak evinin kadını olur''

 Öyle deyince daha da  çok kızdım 
 '' babaanneye bakmak ,anneye yardım etmek hizmetçilik mi evlenince bunları yapmayacak mı kayınvalidesini çöpemi atacak yemekleri uşaklar mı yapacak köşke mi gelin  vereceğim söyle de fırsatı kaçırmayalım...''

 Teyzem  yarım saat bile oturmadan kalktı bende kovmaktan beter ettim böyle mi ara yapılır  her şeyin bir zamanı var zaten  işim başımdan aşmış durumda zor günler yaşıyorum ben onu hastanede bebekler gibi baktım onun ise bana yaptığına bak!


 Çok geçmeden Eda'nın neden böyle birden okumaya heveslendiğini anladım. Teyzem benden gizli  o çocukla aralarını yapmış oğlan üniversite de okuyormuş  mühendis olacakmış. Eda'yı çok beğenmiş ama illa okuman lazım yoksa bu iş olmaz demiş.

 Bizim  bin tembihle yaptıramadığımızı  oğlan bir sözüyle yaptırmış ve okumaya karar vermiş.
Bir yandan seviniyorum bir yandan da teyzeme kızıyorum kocaman kadının yaptığına bak! 

Derya ve Oğuzcan yapışık ikizler gibi hiç ayrılmıyorlar aralarındaki üç yaşa rağmen çok iyi anlaşıyorlar.
 Günler o kadar hızlı geçiyor ki geçen beş yılda    çok şeyler değişti ama bazı şeyler hiç değişmedi. 
Eda yirmi üç  yaşında oldu liseyi bitirip iki yıllık üniversite okudu.  El sanatları bölümünü okudu  o çocukla yani Münin'le nişanlandı 
Derya üniversiteyi kazandı hemde zor bir bölümü Hukuk.

  Bize rağmen...
  Sanırım o evin  huzursuzluğunu okuyarak yok saydı, kendini hep okumaya verdi  Oğuzcan liseye devam ama bir türlü arabalara merakı bitmedi. Hafta sonları babasının yanına sanayiye gidiyor kayınvalidem ise halen yatalak  çok zayıfladı yatağın içinde kayboluyor.
  Rabbim yaşayacaksın deyince  nefesi içinde durduğu sürece yaşıyor  işte ne desek boş bana ağır geldiği zamanlar oluyor da ona bu hayat hafif mi geliyor  sanki bazen her şeyi hatırlıyor ağlıyor  eskiden ona çok kızardı  sağlıklıydı her şeyi kendi yapardı bana muhtaç değildi. Zaman zaman kavga ederdik  şimdi ise bana o kadar muhtaç ki bir bebekten daha fazla.
 Bebek bile altını pislediğinde rahatsız olu
r ağlar o  ise bazen altına yaptığının  farkına bile varmıyor   duvarları boyamaya devam ediyor bezini çıkarıp atmaya da ama ben buna pratik bir yol buldum  duvarlara, duvar kağıdı yaptık, onun erebileceği yerlere folyo yapıştırdım  o batırsa da arkasından siliyorum hiç değilse.

Bu gece  yatağa yattığımda Emin'i düşündüm ,kayınvalidemi düşündüm aklıma bir şey takıldı
Elmadaki tırtıldan iğrenirizde kelebeği neden bu kadar çok severiz?